

Değerli Meslektaşlarım,
Klinikopatolojik korelasyon başka hiç bir tıp dalında
dermatolojideki kadar yaşamsal bir önem taşımıyor.
Derinin neoplastik hastalıkları dışında kalan
hastalıklarının mikroskobik patolojisi suggestive, possible, probable,
definite, diagnostic, patognomonic gibi oldukça geniş bir spektrumda
değerlendirilebilecek bilgiler içerir. Dermotolojik hastalıkların
makroskobik patolojisi için de aynı şey söz konusudur. Elementer lezyonlar,
bedendeki yerleşimleri, sayıları, dağılımları, şekilleri ve kıvamları,
boyları, renkleri, kokuları, kenar yüzey ve taban özellikleri, deride
oluşturdukları yakınma, çeşitli fenomenler, kronisite vb. pek çok özelliğin
birlikte değerlendirilmesi ile, benzer spektrumda, tanıya az yada çok
yardımcı olabilecek bilgiler elde edilir. Diğer tanı yöntemlerinin
dermatolojik tanıdaki yerinin günümüzde sınırlı olması nedeniyle, başka hiç
bir bilim dalında klinikopatolojik korelasyon tanı için dermatolojide olduğu
kadar yaşamsal bir önem taşımaz. O nedenle dermatoloji kitap ve
atlaslarında, dermatoloji dergilerinde ve dermatoloji kongrelerinde deri
hastalıklarının klinik fotoğrafları ile dermatopatolojik fotoğrafları her
zaman yan yana sunulmaktadır.
Tanı, bu denli zor ve karmaşık olan hekimlik sanatında en
iyi iyileştirme yolunun bulunmasını sağlayan çok önemli bir işlemdir. Tedavi
ise insan hak ve özgürlüklerinin başında gelen yaşama ve sağlıklı yaşam
sürme hakkının, biz hekimlerin eliyle hastalara ulaştırılmasıdır.
Dermatoloji hastalarına en iyi tanı ve tedavi hizmetini verebilmemiz için
dermatologların patologlara, patologların da dermatologlara gereksinimi
vardır. Dermatopatolojinin gelişmesinin koşulu dermatologlarla patologların
birlikteliğidir. Gelin bu birlikteliği devam ettirelim. Çünkü
dermatopatoloji hastalarımız içindir.
Prof. Dr. Cengizhan ERDEM